Anteplice Atasözleri Deyimler
 
ANTEPLİCE
=>GAZİANTEP'Lİ OLMAK
           

Aba altından değnek göstermek : Üstü kapalı sözlerle korku vermek, karşısındakine büyük bir zarar vereceğini dolayısıyla anlatmak. 
Abaza kağıt, şeşhane möhür : Güzel kağıt üzerinde gösterişli mühür. 
abdal ata binerse bey oldum sanır, çelem aşa girerse yağ oldum sanır..
Acık Bucuk : Fena, karışık, okunmaz yazının vasfı; kargacık burgacık. (Bazen bu sözü çocuklar “acık bucuk şeytan cücük” şeklindede söylerler.) 
Acıkan doymam sanır, susayan kanmam sanır
Acından garnı gurlar, başında nergis parlar
Acından garnı gurlar, başında nergis parlar 
Aç alavan :Aç açına aç ve perişan olarak. 
Adam eşşee.
Adam sandık eşeği, altına açtık döşeği; baktık adam değilmiş, altından çektik döşeği: İlkin değeri var sanılarak saygı gösterilen, sonra insan olmadığı anlaşıldığından artık yüz verilmeyen kimse hakkında. 
Adamın alacası içinde, hayvanın alacası dışında olur
Adı kulağına değmiş :
Adı kulağına değmiş : Şöhreti etrafa yayılmış. 
Ağ giyen ağa gerek
Ağaç yaprağı ile gürler
Ağaç yaprağı ile gürler 
Ağır canlı : Hantal, hareketi ağır ve yavaş. 
Ağır ol batman döv
Ağız yer yüz utanır
Ağrımaz başını ağrıya sokmak
Ağzı doğrusuna gitmek
Ağzı kulağına değmiş
Ağzında ayran durmaz olmak :Çok bitkin bir hale gelmek. 
Ağzını döşürmek : Terbiyeye uymayan sözler söylemekten vazgeçmek. 
Ahrazın dilinden sahibi anlar
Aklı yılık : Aklı az kaçıkça, tahtası eksik. 
Akraba akrabayı atmış yar başında tutmuş
Al Allah kulunu, zapteyle delini.
Al giyen aldanmamış
Al sana bir guruş, gel benlen vuruş. 
Aldım sattım gallevi kitledim. 
Alma ahı indirir şahı
Alnına gün doğmak : İyi bir güne kavuşmak, bahtı açılmak, istediğine erişmek. 
Altın kepeğe muhtaç
Ammi oğlu attan indirir
Analık usta yumağı ufak yapar, çocuklar usta ekmeği çift kapar
Anamın aşı, tandırımın başı : Burası yurdum yuvam, rahat ettiğim yerdir. 
Anamın ilki olacağıma, dağlarda tilki olaydım. 
Anamın ilki olacağımma, dağlarda tilki olaydım. 
Anası samsak, babası soğan. 
anasının bindii dala gızı sallangaç gurar (bir kızın annesi gençliğinde ne ettiyse kızıda öyle yaparmış)
Anbel beter : Daha ziyade, daha beter. 
Antep'in içi kakenin içi
Anteplinin ikisi bir yere çok, birisi az. 
aptal gızından hatun olmaz 
Arasada dilenir, gala altında sadaka verir. 
Arı satmış, namusu dellala vermiş. 
Arka gerek arka, ya utana ya korka
Arpa ekmeğini yir, şecaatten geri galmaz
Arsız adama söz neylesin, kokmuş ete tuz neylesin.
Astarı yüzünden pahalı
Aşa dökülen yağın zararı olmaz
Aşını pişir söyle, sözünü düşün söyle. 
At kaçmaz, et kaçar
Ata arpa yiğide pilav
Ata dost gibi bakıp, düşman gibi binmeli,
Atam bilir atasını, ben ilirim ötesini. 
Atım tepmez, itim kapmaz deme
Avrat malı, kapı mandalı
Ayağıma yer edeyim, gör sana neler edeyim.
Ayağıma yer edeyim, gör sana neler edeyim. 
Ayranı yok içmeye gatırdan gider sıçmaya
Az verir çok yalvarırım, çok verir hiç yalvarmam. 
Azıcık aşım ağrısız başım
Babanın ağ itine kara mı dedik.
Babasının yediği koruktan oğlunun dişi kamaşır
Bakmakla öğrenilse it kasaplığı öğrenir.
Bal demekle ağız tatlanmaz
Bal eski petekten yinir
Bargın badaşık mı : Kalbin ona mı bağlı? Ondan ayrılamaz mısın? 
Baş ağır, kulak sağır: Konuşulanı işitmez, söyleneni anlamaz. 
Baş kahıncı: Bir kimsenin başkası tarafından “Vaktiyle sen şöyle yapmıştın” diye utandırılmasına ve rahatsız edilmesine sebep olan şey. 
Başı göl, ayağı sel :Başı boş istediği gibi gezip dolaşıyor. 
Başı taşa, taşı başa vurmak. 
Başına buturamak: Kendi başını yemek için taşkınlık etmek, kudurmak. 
Batıl kapıdan girerse iman tağadan çıkar
Bayram etiylen it tavlanmaz
Bayram geçtikten sonra yüzün ağ olsun.
Bed beniz kalmamak.
Beleş olsun da, deve depiği olsun. 
Beli berk olmak :Güvenmek, emin olmak. Sonucu sağlam görmek. 
Ben umarım bacımdan, bacım ölür acından. 
Berberliği benim başımda belliyor: Yeni başladığı çalışma alanında ilk tecrübeyi benim işim üzerinde yapıyor. 
Beş kuruşluk eşeğin üç kuruşluk sıpası olur.
Bıldır ölmüş bir eşek gelin bu yıl ağlaşak : Arasından zaman geçmiş ve acısı unutulmuş bir haldir. O kadar önemlide değil. Buna şimdi acımanın yeri var mı? 
Bıroh çağırmak : Meydan okumak. 
Bıvt demeye dudak gerek:
Bir batman ekmekle bir iti ayartamaz. 
Bir dahra vakti, bir mahra vakti Urum, Şam bir olur: Bir budama zamanında, bir de üzüm kesme zamanında gece gündüz bir olur. Bu yel böyle eser, bu yengeç de böyle kısarsa.. 
Bir değil beş değil, hakka yarar iş değil. 
bit itte, yara yiğitte olur..
Biti kanlanmak.
Boğazını çüt demiri ile mi deldiler? 
Borçlunun döşeği ateşten olur. 
Boynunun kökünü görmek
Caminin pisiğini biz mi öldürdük.
Cenah geçinmek :
Cıncık kırığı gibi adam.
Cin cücüğü gibi çığırmak: Çocuklar, ince ve yüksek sesle bağırmak. 
cingeney taht'a oturtmuslar evvel babasini asmis
Cömerdin eli mi tutulur.
çalışan eşşeen boynu boncuklu olur 
Çapıt çirişi mi: O kadar çabuk bitecek bir iş değil. 
Çirkin bürünür güzel görünür
Çirtim çirtim çirtinmek : Çok süslenip püslenmek. 
Çobanın gönlü olursa teke’den teleme çıkarır
Çocuğa iş,peşine düş
Çocuğu yolla bok yemeye, sen git bok yemeğe
çok gezen tavık ayanda bok getirir
Çok görmüş, çoban oynatmış: Çok bilmiş, feleğin çemberinden geçmiş, kurnaz, kalleş kimse. 
Dadanan ile kudurana dafar olmaz
Dadandırma kara gelin, dadanırsa yine gelir
dadlı datlı yimenin acı acı sıçması olur
Dağ dayısı, tavşan ammisi : Bildiği gördüğü hısımı akrabası çok. 
Daldan eğme mi Kökten sürme mi: Sonradan mı bu hali kazanmıştır. İleriden berimi ve aslında mı böyledir. 
Dambır dumbur nerede, deli gız orada 
Dananın gazzığı gopmak 
Davul onun omuzunda, çomak başkasının elinde. 
dayım dayım düğün olmaz kahkeci gapıya gelmez (her zaman kolayı güzeli olmaz)
Delikli taş yerde kalmaz
Dengsiz deve daşşa deh demeden sallanır.
Dereyi tepeyi sel bilir, iyiyi kötüyü el bilir. 
Derisi beş para etmez ölüsüne güç yetmez.
Devenin derisi eşşeğe tay olur
Dışı hayhaylı, içi vayvaylı
Direzin sökmek : İki yer arasında devamlı gidip gelmek, mekik dokumak. 
Disi kus yuvasina dolasir.
Doğdu guyruk kalmadı goruk 
Düğüm çalmak : Düğümlemek, düğüm yapmak. 
Efini patlamak.
Ekmek boğazda kalırsa su, su boğazda kalırsa kefen. 
El eli yur elde döner yüzü yur
Elden ayrıksı : Elaleme benzemez şekilde. 
Elefesiz olma
Eli udumlu : Eli hünerli, eli işe yatar yakışır. 
Elim boş, yüzüm kara. 
Elinden gabuklu goz yenmez 
Eliniz artığı.
Emek yerde kalmaz
Er günüzken : Akşam karanlığı basmadan. 
Erindiğinden Ermeniye dayı demek
Erinenin oğlu kızı olmaz
Eşeğine gücü yetmez kürtününü döver
eşşee arahı içirmişler, çulunu bahşiş bıragmış
eşşek eşşee öndüç gaşır
Eşşeken eşek çamura bir kere çöker
Et Bedirin, Ekmek Hıdırın, yiyin gudurun. 
Et deyi kaptın balcan börkü çıktı: Değerli önemli sanarak ilgilendin, sonunda değersiz bayağı olduğunu anladın. 
Evde var eşiklik, hamama gitmek eşeklik. 
Fareye rakı içirmişler,kediye brah çağırmış.
Fıhara hırhızlığa çıkmış ay ilk aaşamdan doğmuş.
Fısıltı ev yıkar. 
Gafılın kadaya uğramak : Hiçbir şeyden haberi yokken, ansızın bir belaya, bir iftiraya uğramak. 
Ganı vebalı boynuna 
garamet gandan beter
gaynamaden garıdın, çeynemeden çürüdün
Gel şu malı baa sat dersen bahalı olur.
Gelen ağam giden paşam.
getme maraşa şerefingden yaşa
gezen tilki yatan gurtdan eyidir
Gıcı gibi : Çok ufak. Gıcı gibi kar, gıcı gibi yazı. 
Gidişmiyen yerini kaşımak: Para harcayıp yapılması gerek olmayan bir iş yapmak. 
Gitti ağalar paşalar,İtlere kaldı köşeler
gömleginde bir dügme eksikse,ya evlen ya boşan
Görmemiş görmüş, aklından olmuş. 
Gurkun cücüğü güzün sayılır
Hamalı hamıslı, bizim it sizden namıslı. 
Haneğin uluğu...
Haşılı yumuşak işi mi kalıyor: Biraz ayrılmasıyla ziyan olacak bir işi yok ya. 
Havlayan it ısırmaz.
Hazırcaya hamıt: Kendisi çalışmadan başkasının çalışıp meydana getirdiğinden faydalanmak isteyen. 
Hedede sedede geçmemek: Makbule geçmemek. 
her deliye bayrag asılsaydı bedestende bez galmazdı
Her gördüğünü sah belleme,itin bohunu tah belleme
hızlı giden atın boku seyrek düşer.
Himi bir: Maksat ve amaçları bir. 
Ingılı mış, berk yapış: Ağır ağır ve gönülsüz şekilde yürüyen iş yapan kimsenin halini anlatmak için kullanılır. 
İrisini ipe,ufağını çöpe düzdü
İşin yolunda, tuzun kuru,sabunun sarı. 
İşleyen değirmenin boğazında durmak 
İşleyen eşeğin boynu boncuklu olur. 
İşmar avarası : Harekete geçmek için küçük bir işaret bekleyen. 
it ite itte guyruuna
İt iti yemiş kuyruğuna gelince buda bizdenmiş demiş.
it osurdukça yalan söylemek 
itin aklı eesiği baklavadan pay umar
İtin ölümü gelirse caminin hayadına sıçar
İyi kişinin kemiği erir, adı kalır.
Kabaklamayı yiyen gerdeğe girsin: İşin faydasını kim gördüyse sıkıntıya da o katlansın. 
Kafamın tasını attırma.
Kafanın don kazanı gibi olması.
Kafayı tuzlamak.
Kanı Kan ile yumazlar, Kanı su ile yurlar
Kapıyı kırarsan odun çok olur.
Kar erir bok ayaza çıkar
Karrah etmek: İstediği şeyi çok vererek bir kimseyi bolluk içinde bırakmak. 
Kaval elden, yel Allah'dan; parmaklarını oynat 
Kaz gibi uçtun,Tavuk gibi düştün
Kazanda bişirir, kapağında yer
Kel gız dezesinin saçıynan övünür 
Kendi düşen ağlamaz
Kepir hış yatmak : Bir aradaki bir çok kimselerin hastalanarak hep beraber yatması. 
Kıbleden geldi kışımız, Allah’a kaldı işimiz. 
Kısas kıyamete kalmaz
Kilci eşeği gibi suratını sallandırma
Koça boynuz yük değil
Köpeksiz köye düşmüş eli değneksiz gezmek 
Körden gözlü, topaldan ayakli, deliden deli (dogar).
Kulağın tözüne vurmak
Kurt komşusunu talamaz
Lorunu peynirini görmemek: Faydalı ve değerli bir adam olduğu söylenen kimsenin faydasını veya değerini belirtecek bir işini görmemek. 
Mahana şahana : Bahane filan. 
Mal malamatı örter
Malını it yer, bağrını bit yer. 
Mamuru mest etmek : Noksanını koymamak, çok güzel iş yapmak. 
Marda bazar : Ölçmeden ve ayrı ayrı fiyat biçmeden , toptan bir fiyatla. 
Mart buzağısı gibi bakmak 
Mart yağar nisan övünür, nisan yağar insan övünür
Mercimeği yanın yuvarlamak : Suyu yokuşuna akıtmak. 
Misafirin yüzsüzü ev sahibini ağırlar
Nazlı hanımın büzme çarığı: Çok nazlanan ve her şeyden çarçabuk alınan kimseler hakkında söylenir. 
Ne deve yürüsün, ne çan seslensin : Ortalığı gürültüye verecek şekilde hareket etmeyelim ki bundan doğabilecek olaylara yer kalmasın. 
Ne has? : Neden acaba ? Nasıl oldu da? 
Ne ölü görmüş ağlamış, ne düğün görmüş oynamış: Yol yordam bilmez. Dünyadan habersiz yaşamış. 
Neşamın şekeri, ne arabın yüzü.
O da çıksın bir tahta salınsın birkaç hafta. 
Oglan dogurdum oydu beni, kiz dogurdum soydu beni.
Oğlan olsun, deli olsun, ekmek olsun, kuru olsun,
Okta sapanda durmamak : Çok yaramaz ele avuca sığmaz. 
Olgaç oglan pisinden belli olur
olursa çat pat olmazsa aç yat
Olursa yedi çıra yakar olmazsa karanlıkta yatar. 
Olursa yedi çıra yakar, olmazsa karanlıkta yatar 
Ortalığı tahne pekmez etmek: Ortalığı karmakarışık etmek. 
Osuranın burnuna sıçmalıki koku ala
osurgan göte arpa çöreee bahana
Ot kökünün üstüne biter.
Otu çek köküne bak
Öğünme çördük, seni de gördük : Öğünüyorsun ama, ne mal olduğunu daha evvel tecrübe ettik. 
Öksüz öldü, kanı sındı: Sebep ortadan kalktığından aradaki hısımlık, yahut ortaklık dostluk da sona erdi. 
Öküz ölür, gönü kalır; yiğit ölür, ünü kalır.
öküz tekini bulmazsa çüte getmezmiş
Ölmüs koyun kurttan korkmaz.
Ölmüş eşek arıyor ki, nalını söke. 
Ölmüş eşek nallı olur.
Ölüsü gününde, tavuğu pininde: İşin vakti ve tavı iken. 
Ömrümü gününü yemek.
Önüne geleni yapar, ardına ardına geleni deper. 
Önüyle kapıy,Arkasıyla tepiy
övünme çördük senide gördük evinize geldik acımızdan öldük
Övünü tayını bellisiz: Vakitli vakitsiz rast gele yemek yiyen. 
Özü dövmemek: Eli varmamak, kıyamamak. 
Pabucuna taş kaçmak: Rahatını bozacak bir olay ortaya çıkması. 
Paran börgünü (böğrünü) mü deliyor?: Sanki çok paran varda telef edecek yer mi arıyorsun? 
Paranın gittiğine bakma, işinin bittiğine bak,
Parası olanın, balı Bağdat'tan gelir,
Pendir ekmek, abe köynek
Peştamal ıslandı: Bu işe bulaşılmak istenmiyordu. Fakat bulaşıldı, olacak oldu. Artık çekingen durmanın manası kalmadı. 
Pisik de kavurga çiğniyor: O aciz de böyle önemli, başından büyük işlere karışıyor. 
Sadakayı saraydan çıkarmamak: Bir kimsenin elinde olan karlı bir işi, başkalarına kaçırmayıp, kendi yakınlarını faydalandırması. 
Safra sındırmak: Hafif bir kahvaltı etmek, açlığı azıcık giderecek bir şey yemek. 
Sakalı sabunlanmak : ölesinde ölü yıkayıcılar sana abdest aldıra
Sakalından keser, bıyığına ular
Samsa nerde yediysen azını orda gohut;
samsak içli dışlı, sovan yalıız başlı..
Sandıktaki sırtına sepetteki boğazına: Hiçbir şey arttırıp ayırıp bir tarafa koyamaz, ne kazanmışsa neyi varsa hepsini yer, giyer. 
sarımsaa gelin etmişler gırk gün kokusu çıkmamış 
Say say da yerine taş koy: Filan kimsede şu kadar alacağım var, diye hesap ediyorsun. Bil ki eline bir şey geçmeyecek. 
Sen ağa, ben ağa, bu ineği kim sağa,
Sen ekilirken ben göcektim: Beni atlamak istiyorsun ama ben senden daha kurnazım.Biz kaçın kurasıyız? 
Seni gayıranda bir çenedini ayıranda bir
sıcana rakı içirmişler pisiğe bıroh çağırmış
Sıçra nalın parlasın: Ne fenalık yapabilirsen yap. Elinden geleni geri koyma. 
Sırısı mı soyuluyor? : Güzelliğine ve yaldızına zarar gelmez ya! 
Suhra savan : Baştan savma uydurma iş. 
Südüne, halibine : Sütüne vicdanına, soyluluğuna havale ediyorum. 
Süt hırası : Bebek iken anne sütünü uzun zaman veya bol ememediğinden cılız kalmış çocuk. 
Süyükten yitmek : Sonucu şüpheli ve hatta tehlikeli bir iş için başkasını öne sürüp seyrine bakmak. 
Şalvarı yok uçkuru üç batman
şerim şerim üsdüee işerim
Tarma taht : Harap ve pejmurde bir halde. 
Tas yitmiş (yitti), curunu başına kaldır : Ortalık karma karışık bir hale geldi. Kimsenin kimseden veya işten haberi yok. Usul düzen kalmadı. 
Taş ergisi : Çok inatçı, sözünden ve yanlış fikrinden vazgeçirilemeyen kimse. 
Tat dışlık vermemek : Rahat huzur yüzü göstermemek. 
Tavşan yamaca geçti : İş işten geçti. Fırsat elden gitti. Düşman yenilmez hale geldi. 
Tavuk kaza bakarsa götü yırtılır
Tazı eski ama çulu değişmiş
Tembele iş buyur,saa yol göstersin.
Tohum torba kalmamak.
Tok karnına dokuz topak küfte : Çiğ köfteyi yemeye tokluk engel olamaz.İnsan tok da olsa dokuz topak yer.(topak: yumruk büyüklüğünde sıkım) 
Toku gönülleme zor olur.
Tölebine gelmek :
Tölebine gelmek : Bir kimse için uygun duruma gelmek, duruşu bakımından tutmasına kullanmasına uygun olmak. 
Tuz ekmek olsun.
Tuz havlası gibi sallanmak.
Ucu bucaa görünmemek.
Umdum umdum, geri yumdum : Bu güzel şeyden elime geçer diye bekledim, durdum. Fakat sonra elime geçmeyeceğini anlayarak ümidimi kestim. 
Una dökülen yağın zararı olmaz
Uşağı işe sal, ardı sıra sen get
Ut küşüm etmek : Birisini rahatsız etmemek için saygılı ve sıkılgan olmak. 
Üstüne gök gürlememiş : Hiçbir şeyi umur etmez, kaygısız. 
Üveye etme özde bulursun, geline etme kızda bulursun.
Üzümün iyisi dene, karinin iyisi nene olur.
Vara varası, dura durası : Nihayet eninde sonunda. 
Ver yiyeyim, ört yatayım, bekle canım çıkmasın
Ver yiyeyim, ört yatayım, bekle canım çıkmasın : Kendisi çalışmayan, başkasının kendisi için çalışmasını ve hizmet etmesini bekleyen tembel, yerinden kımıldamaz, işe yaramaz kimseleri anlatmak için kullanılır. 
Vursan ölecek, vurmasan payını elinden alacak 
Yağan yağmur sene yele yetmez :
Yağan yağmur sene yele yetmez : Mart ayına mahsus sözlerden. Çok rüzgar olduğundan yağan yağmuru savurur, kurutur anlamında. 
Yağmur yağsa yaş değmez, dolu (döğüş) olsa tas değmez : Her türlü tehlike ve kazadan emin durumda. 
Yahşi yiğit , yareninden belli olur.
Yalnız taş duvar olmaz
Yanık yerin otu tez biter.
Yaralı barmaa işememek
Yarımı yemez, bütüne kıymaz. 
Yavan tarhana : Sevimsiz, biçimsiz, tatsız kişi. 
Yedik içtik, yüzden düştük : Başkasının evinde yiyip içtikten sonra kalkıp gidenlerin şaka olarak söyledikleri bir söz. 
Yeldim yeldim yele verdim, emeklerimi sele verdim : Uğraştım çabaladım, bütün emeklerim boşa gitti. 
Yemeni ile yürüdüm de haphapla kaçmam mı kaldı. 
Yeri a’aaam anan aş pişirmiş.
Yılanı sen tuttun, gözüne ben bakayım : İşin tehlikesine sen atıl, faydasını ben göreyim. 
Yiğidin sözü demirin kertiği
yiğit osurmaynan götü yırtılmaz..
Yitiği olan anasının koynunu arar
Yüreği kalak kalak yağ bağlamak : İçine katmerli neşeler do
Yüzüne gül suyu :
Zabın alıcısı :
Zebellağ gibi.
Zembil zümbül demeden bağı kesip kurtulmak :
Zengine hatır için, fıkaraya Allah için 
Zibillikte yatar, padişahı düşünde görür
Zubbu zeytin meydanda kalmak


 






Bu sayfa hakkındaki son yorum:
Yorumu gönderen: FATİH, 04.11.2013 09:25:38:
Haa beşiğe beleyek seni demek ne demek

Yorumu gönderen: Sly, 28.10.2013 09:31:09:
Yeen mööteber !

Yorumu gönderen: mahir , 13.06.2013 22:47:46:
Fistikla ilgili yorumunuz yokmu saygilar ben ankaradan mahir

Yorumu gönderen: adile neslihan, 28.02.2013 21:28:28:
çok komikler

Yorumu gönderen: ökkeş, 04.02.2012 00:40:50:
La yörum

Yorumu gönderen: duhan alkan, 13.02.2011 21:45:40:
e anteplice den hiç birşey anlaşılmıyorki

Yorumu gönderen: FBHNJ, 07.02.2011 11:59:50:
BENCE ÇOK GÜZEL

Yorumu gönderen: bi dost, 18.12.2010 15:56:14:
bi şey bulamadım

Yorumu gönderen: dişo mamet, 22.08.2010 15:46:03:
eyi oluk eyiiiiii.....la yeri gedek mamet iki çirtik tr biz garalıyak

Yorumu gönderen: vakkas , 03.03.2010 20:22:06:
ağam yorum eliize koluyuza sağlık



Bu sayfa hakkında yorum ekle:
İsminiz:
Mesajın:
Anteplice Dil Dersleri
 

Anteplice Standup

Anteplice Sözlük

Tandır Nedir
Mehmet Karaoğlan anlatıyor

Şirincelik Nedir?
mehmet karaoğlan
anlatıyor


=> Fıkralar

=> Anteplice Sözlük

=> Anteplice Beddualar

=> Anteplice Atasözleri Deyimler

=> Antep Tekerlemeleri

=> Gaziantep Manileri

=> Antepoloji Bölümü

=> Antepliyik Demek için

=> Gaziantep Ninnileri
 
 

=> Anteplice Karikatür

=> Anteplice vido

=> Anteplice Dualar

=> Örnek konuşma

=> Anteplice Yeminler

=> Şiirler

=> Gaziantep ağzından derlemeler

=> Gaziantep'li olmak

=> ALLEBENDEN ANILAR
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
Reklam
 
 
 
 
Toplam 733986 ziyaretçi (2716917 klik)
=> Sen de ücretsiz bir internet sitesi kurmak ister misin? O zaman burayı tıkla! <=